Polonya’nın İncisi: Krakow

Tarihi değeri ve sanat eserleri sayesinde hayran kalacağınız, bakmaya, gezmeye doyamayacağınız bu şehirde birlikte bir tur atalım.

Editör

Asude Ilgın Kelekçi


Gitsek Görsek Ekibi

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Facebook'ta Paylaşım Paylaşım 0
Okunma Okunma 135

Avrupa’da değeri en az bilinen şehirlerden birisi Krakow. Başkent olduğundan herkes tarafından bilinen Varşova’dan çok çok daha güzel ve görmeye değer bir yer olmasına rağmen, hak ettiği ilgiyi görmüyor. Son yıllarda keşfedilmeye başlamış olsa da, henüz keşfetmeyenler için küçük bir Krakow turu yapalım dedik.

Krakow aslında Polonya’nın ikinci en büyük şehri ve aynı zamanda da en eski şehirlerinden bir tanesi; tarihi 7. yüzyıla dayanıyor. Özellikle de II. Dünya Savaşı sırasında oynadığı önemli rolden dolayı, tarih severlerin hayran kalacağı, bakmaya, gezmeye doyamayacağı bir şehir.

Bu şehir gerçekten de tarihi ve sanat eserleriyle, kültürüyle gerçek bir turist mıknatısı. En turistik yerler Old Town (Stare Miasto) denilen eski şehir merkezinde yer alıyor. Burada Wavel Kalesi ve Kazimierz bulunuyor. Wawel kalesi içinde barındırdığı mezarlarla ayrı bir öneme sahip. Tepede ayrıca saray ve katedral de görülebiliyor. Burası gerçekten de Avrupa’nın en güzel kalelerinden bir tanesi. Kazimierz bölgesi ise Musevi miraslarıyla bezenmiş bir yer, üstelik tüm bölge UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Burada birçok sinagog bulunuyor ancak açık olan iki tanesinden 1557’de inşa edilmiş Remuh Sinagogu kesinlikle ziyaret edilmesi gereken yerlerden.

Rynek Glowny, Wavel Kalesi'ne yürüme mesafesindeki bir meydan. Burada Sukiennice denen eski kumaş pazarı bulunuyor, tabii günümüzde yerinde hediyelik eşya dükkanları var. Town Hall, yani belediye binası ve meydanın köşesindeki Aziz Mary Kilisesi de hemen göze çarpan diğer tarihi binalar. Bütün bunların yanında, Krakow’daki bütün binalar tarihi dokuyla bütünleşmiş gibi görünüyor. Şehrin eski duvarlarını da yer yer görebiliyorsunuz. Müze sever biriyseniz, Krakow’da müze çeşitliliği de oldukça fazla.

Krakow’a kadar gelmişken Auschwitz toplama kampına da uğramalısınız. İçleri acıtan tarihi ve içeride göreceğiniz şeyler ile o dönemlerde yaşananları çok daha iyi anlayabileceksiniz.

Bonus: Dünyanın en eski tuz madenlerinden olan Wieliczka tuz madeni de Krakow’a gidince görülmesi gereken yerlerden. Tatra dağlarındaki Zakopane ve Beskidy dağları, trekking veya tırmanış gibi ekstrem sporlara ilgi duyan kişiler tarafından sıkça ziyaret ediliyor ve yine Krakow’a oldukça yakın olduğundan, eğer uzun süre kalınacaksa, bir ziyarete değer.

Asude Ilgın Kelekçi


Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Facebook'ta Paylaşım Paylaşım 0
Okunma Okunma 135

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Editörün seçimi

Asude Ilgın Kelekçi09.05.2016

Manzaralı